Haziran 6, 2020

Yıllar öncesi çocukluk düşlerimde saklıydı beyaz atlı prensim.

Belki çılgınca belki de delice göz göze, yürekten yaşandı bu sevgi.

Kendilerinden büyüktü aşkları sevince sevilince bütünleşti daha da büyüdü habersizce sessice..

Çocukluk aşkları yürek yakar bazıları bu aşk hikayesi işte bunun gibi..

Körpecik yüreklerde yaşandı.. okul yollarında tahta sıralarda gizlice bakışmalarda vardı,..

Yıllara ve Hayata yenildiler öyle bir sürüklediler ki yıllarca birbirlerinden haber aldılar nede kopabildiler onlar hep bir yerlerde yaşayan tomurcuk çiçekleriydiler..

Bir birlerine şunu söylerlerdi her zaman;

Sana ayrılığın şiir yazamam

Sana ayrılığın şarkını söyleyemem

Unutmadım ki henüz yaşadığımız günleri;

Kızgın küller bile duygularımı öldüremedi bir müziğin melodisiyle göz göze gelmedik mi?

Sonra aniden bastıran hazan yağmurlarında ıslanmadık mı? Sonrada bir ağacın gölgesine sığınıp, kalplerimizin sesini dinleyip dalgaların, kıyı ile sevişmelerini izlemedik mi?

El ele tutuşarak bir ürperti e hayal dünyasına dalmadık mı?

Bitti mi? Biter mi?

Hayır!

Henüz sana ayrılığın şiirini yazamam ve

Ayrılığın şarkısın dinleyemem

Sen çekilmeden hayatımdan, yorgunsa olsa da ruhun bedenin yeni coşkun olmak isterim.

Sokağın bir köşesinden karşına çıkmak, ılık rüzgar olup uykudan uyandırmak

SENİ

İşte hayat sende, sende sensin sadece sana ait işte bir ben.

Bu yüzden sana ayrılığın şiiri ya da hikayesini yazamam

Hayaller, kur benimle ilgili, ağaçları çiçekleri bak rüzgarın melodisi ile denizin şarkısını dinle. Gecenin karanlığında parlayan yıldızlar izle.

Ordayım, bakmasının bilirsen, görürüsün.

Henüz, bitmedi hayata dair hiçbir şey,

ama bitmişti..

Körpecik yüreklerde sevgi vardı, Aşk vardı.

Ama yıllar onları alıp götürdü öyle bir savurdu ki bir türlü toparlamadılar.

Geriye kalan saf yürekleri oldu ama oda yetmedi birleşmelerine

Zaman vardı bekledi yollarını

Zaman var ki hep özledi

Ama ne gelen vardı, nede giden

Unutmak istedi, zamana bıraktı

Ne zaman unutturmaya yetti
Ne o buralara geldi

Kahretsin dedi; unutamıyorum

Kahretsin! Rüyalarım da bile yok!

Ne O unutuldu ne, O GERİ geldi

Sanki duvarlara yazılmıştı yüzü de

Silinmiş görünmez olmuştu

Uzun yıllar sonra tekrar karşılaştılar.

Değişen sadece yıllar.

Yaşanmış yaşlanmış yüzler kaldı;

Yürek çarpıntısı, delice sevgiler hep vardı var olacaktı ama ikisinin de hayatı

Farklıydı geriye dönüş olsaydı dönüş işte ;

Yaşanmış yaşlanmış eski bir yüz;

Şimdi salınarak yürürken park da Arkadaşlar yine dostça,

Aysun P.

Bir cevap yazın